HABERLER

MAKALE Gıda alerjisi, bir gıda bileşeninin (genellikle yapısal olarak tamamen parçalanmamış bir protein) emilimi ve bunun sonucunda bir bağışıklık tepkisi gösterilmesiyle meydana gelmektedir. Bilindiği üzere, proteinlerin sindirimi sonucunda aminoasitler oluşmaktadır. Proteinlerin tamamen sindirilmediği durumlarda ise, immün sistem yarı sindirilmiş proteinleri (ara peptit formları) yabancı bir bileşen olarak tanımlamakta, kan dolaşımındaki mast hücrelerine ve bazofillere bağlanan Immünoglobülin E (IgE) antikorunu üretmektedir. Bu yabancı bileşen bir antikorla etkileşime girdiğinde reseptör hücreler histamin veya başka kimyasal maddelerin salınımını sağlayarak vücutta çeşitli alerjik reaksiyonların görülmesine sebep olmaktadır. Şekil 1’de alerji reaksiyon oluşumunun şematik gösterimi verilmiştir. Makale'nin
MAKALE Balık alerjiniz varsa, her zaman yanınızda bir epinefrin oto enjektörü bulundurun. Epinefrin anafilaksi için ilk seçenek tedavidir. Balık Alerjisinde Korunma

Bir reaksiyonu önlemek için, tüm balık ve balık ürünlerinden uzak durmak çok önemlidir. Daima gıda etiketlerini okuyun ve başkasının hazırladığı bir yemeği yemeden önce içeriğiyle ilgili sorular sorun.

Yiyecek çapraz temas riskinin yüksek olduğu deniz ürünleri restoranlarından uzak durun. Ayrıca balıklara dokunmaktan ve balık pazarlarına gitmekten de kaçınmalısınız. Balıkların pişirildiği herhangi bir alanda olmak, balık proteini buharda olabileceği için sizi tehlikeye atabilir.

Bir tür balığa alerjisi olan kişilerin yarısından fazlasının diğer balıklara da alerjisi olabilir. Alerji uzmanınız genellikle tüm balıklardan uzak durmanızı önerecektir. Makale'nin
MAKALE Fındık alerjisi nedir?

Fındık deyince kabuklu fındık, kaju fıstığı, antep fıstığı, ceviz, pekan cevizi, badem, brezilya fındığı ve macadamia fındıklarını kastediyoruz. Yer fıstığı biyolojik açıdan bir fındık türü değildir ama bir baklagil türüdür. Bu nedenle yer fıstığına karşı alerjisi olan kişilerde kan testleri baklagillerin de alerjen madde olduğunu gösterir, ve bu kişiler bazen yeşil bezelye, soya, fasulye, acı bakla unu ve mercimek gibi diğer baklagillere karşı da alerjik reaksiyonlar gösterirler. Yine hindistan cevizi, muskat ve su kestanesi tamamen farklı ailelere mensupturlar ve fındık/yer fıstığı ile çapraz reaksiyona girmezler. Hindistan cevizine karşı alerji olmak mümkün olsada bu çok nadir görülen bir durumdur.

Gıdalara karşı alerjik reaksiyonlar vücudun besinlerdeki bazı proteinlere karşı reaksiyon göstermesinden kaynaklanmaktadır. Makale'nin
MAKALE Badem, antioksidan özelliği olan, kolesterol seviyesini düşürebilen, kan şekerinin kontrolüne yardımcı olan, kilo vermeye yardımcı olan, E vitamini açısından zengin bir ağaç yemişidir. Ağaç yemişleri ve tohumlara karşı olan alerjiler daha şiddetli olma eğilimindedir ve yaşamı tehdit eden ölümcül reaksiyonlara sebep olabilirler. Badem alerjisi de ciddi bir alerjik reaksiyon oluşturabilir. Badem alerjisi; bağışıklık sisteminin bademde bulunan proteini zararlı olarak nitelendirmesi sonucu oluşur. Zararlı madde ile savaşmak için bağışıklık sistemi mücadele eder ve antikor üretir. Bu durumun sonucunda alerjik reaksiyon meydana gelir.  Badem alerjisi iki türde gerçekleşebilir. Birinci türde; kişinin bademlere doğrudan temas etmesiyle ya da badem yağı gibi ürünlerle temas etmesiyle meydana gelir. Makale'nin
MAKALE İnek sütü proteinleri kazein ve whey proteinleri olmak üzere 2 grupta toplanır. Kazeinler inek sütünün %76-86’sını oluştururlar. İnek sütünün içerdiği yirmiyi aşkın proteinden özellikle beşi alerjik niteliktedir. Bunlar: alfa laktoglobulin, kazein, sığır gamma globülin, sığır albümin, ve beta laktoglobulindir. İnek sütüne alerjisi olan bir çocuk çapraz duyarlılık söz konusu olduğu için koyun ve keçi sütlerini de tüketemeyebilir.  İnek sütü alerjisinde ailesel geçmişin önemli rolü vardır. Böyle çocuklarda diğer bireylere göre %60 oranında inek sütüne karşı duyarlılık gözlenebilir.    İnek sütü özellikle çocuklarda en önemli ve en yaygın alerjik besin türüdür, çünkü bu grubun diyetinde birincil besindir. Makale'nin

Besin Alerjisi Nedir?

2 ay önce 362 Okunma
MAKALE Besin alerjileri daha çok çocukluk döneminin sorunlarından birisidir. Anne sütü alan bebeklerde genellikle ek gıdalara başladıktan sonraki dönem ciltte ürtiker, kızarıklık, ya da egzema şeklinde ortaya çıkabilir.  
Günümüzde besin alerjileri anafilaktik reaksiyonların en önemli nedenlerindendir. Bu nedenle halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmektedir. Besin alerjilerinde korunma önlemlerinin çok yönlü yapılması gerektiğinden bu hastalar devamlı risk altındadır.

Besin alerjilerini çoğu aşağıdaki besinlere karşı gelişmektedir. Ancak tüketilen her besine karşı alerjik reaksiyonların gelişebileceği unutulmamalıdır. Makale'nin
MAKALE Buğday otuza yakın farklı protein türleri içerir, glutenin ve gliadin adlı proteinler suyla birleştiğinde esnek, sakıza benzer ağsı bir madde oluşturur. Buğday unu su ile yoğurulduğunda glutenin ve gliadin suyun tutulmasını sağlar ve birbirlerine bağlanırlar. Gluten unlu mamullerin temel yapısını oluşturur ancak en etkili olduğu yer buğday unudur. Çavdar, arpa ve yulaf gibi tahıllarda etkisi daha düşüktür  
Gluten bazı kişilerde ciddi sağlık problemlerine yol açar ve erken teşhis ile pek çok sağlık probleminin önüne geçilebilir. Glutenin yol açtığı hastalıklar çocuk yaşlarda fark edilmediğinde büyüme geriliğine sebep olabilir. Makale'nin
MAKALE
Etiyoloji

Listerialar Gram pozitif, hareketli, sporsuz, kapsülsüz, küçük, düz veya hafif bükülmüş çomakçık veya kokoid tarzında mikroorganizmalardır. Kültürlerde tek tek, çift, V, Y şeklinde veya kısa zincirler halinde görülürler. Genç kültürlerde çomak şekilli mikroorganizmaların yanısıra, korinebakterilere çok benzeyen kokoid formlara da sıkça rastlanır. Kanlı agarda L. monocytogenes suşları dar bir beta-hemoliz alanı meydana getirirler. Serumlu glukozlu veya kanlı glukozlu tryptose agar gibi katı besi yerlerinde 24-48 saat içinde 0.5-1.0 mm çapında parlak, şeffaf, yuvarlak, S-tipli koloniler meydana getirir. Eski kültürlerde ise R-formu koloniler oluşturur. L. monocytogenes kültürlerde trypsine duyarlı, diyalize olmayan, termolabil ve antijenik karakterde hemolizin sentezler. L. Makale'nin
MAKALE Aşağıdaki Resmi Gazete değişikliğinde de göreceğiniz gibi, 5996 sayılı Kanunun 40. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi şu şekilde değiştirilmiştir :" Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak gıdalar, masrafları sorumlusuna ait olmak üzere piyasadan toplatılır ve mülkiyeti kamuya geçirilerek imha edilir... "
 Burada da göreceğiniz gibi  Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak gıdalar kapsamına neler girmektedir ve önlem olarak neler alınabilir gelin hep beraber inceleyelim.
 Aşağıda Tehlike olarak belirtilenler, insan sağlığını doğrudan ve dolaylı bir şekilde etkileyen faktörlerdir. Çözüm ise bu olumsuz faktörleri ortadan kaldıracak hayati öneme sahip uygulamaları içermektedir. Makale'nin
MAKALE
  Yumurta yemi tavuğun yumurta oluşturmak için kendi canından verdiği ve böylece büyük kayıplara uğradığı her şeyi telafi etmesi, tavuğun sağlıklı bir şekilde tekrar tekrar güç ve besin kazanarak yumurtlamaya devam edebilmesi içindir.

Yumurta yemi zararlıdır: Bu yemlere çeşitli kimyasallar (adına hormon denmeyen ama aslında hormon maddeleri) katılıyor. Böylece tavuk bünyesi yıpranmışlıkların farkına varamıyor. Biyoritm devre dışı kalıyor. Devamlı bu tür yemlerle beslenen tavukların ömrü kısalır. Üç yıldan fazla yaşayamazlar. Kapalı tesislerde tavuklar zaten bir iki yıl kadar tutulur. Bünyenin iflas etme arefesinde ıskartaya ayrılırlar. Açık yerlerde, ev bahçelerinde bu yemin devamlı verildiğinde tavukların üç yıldan fazla yaşayamadığı görülmüştür. Makale'nin
MAKALE  Kullanılan Kimyasallar

Ayarlı 0.1 N Gümüş Nitrat (AgNO3) Çözeltisi
% 5 lik K2CrO4

Deneyin Yapılışı

Analizi yapılacak katı numune, 100-110 °C da bir saat kadar kurutulur ve 0.20-0.25 g arasında 0.1 mg duyarlıkla (Ws) tartılır. Dikkatle erlene aktarılır ve yaklaşık 50 ml damıtık suda çözülür. % 5 lik K2CrO4 çözeltisinden 1.0 ml eklenir. Çözelti ayarlı 0.1 N AgNO3 çözeltisi ile Ag2CrO4 ın kırmızı rengi kalıcı olana kadar titre edilir. Dönüm noktasına yaklaşılırken titrant çok yavaş eklenmelidir. Öncelikle çözeltide oluşan kırmızı renk gidene kadar çözelti çalkalanmalı daha sonra titrant damla damla eklenmelidir. Harcanan titrant hacmi (VAg) not edilir.

Verilen numune çözelti halinde ise, % 5 lik K2CrO4 çözeltisinden 1.0 ml eklenir ve doğrudan AgNO3 ile yukarıda anlatıldığı şekilde titre edilir. Makale'nin
MAKALE 1. Serbest Su

Gıda içerisinde solvent ya da çözücü olarak bulunan sudur. Fiziksel olarak doku içerisine hapsedilmiştir. Gıdalarda en çok bulunan ve kolay ayrışabilen su formudur. Gıdalardaki biyolojik ve kimyasal değişikliklerden kaynaklanan bozulmaların sebebi gıdaların yüksek miktarda serbest su içermesidir. Ayrıca gıdalarda fiziksel değişmelere de neden olmaktadır.

Gıdaların içerdiği su birçok bileşen için çözücü görevi görür. Bu nedenle su miktarının düşürülmesi için pek çok gıda muhafaza yöntemi geliştirilmiştir. Gıdaların muhafaza sürelerinin artırılmasında kullanılan yöntemler (kurutma, konsantre etme, dondurma, tuz – şeker ilavesi gibi) serbest su içeriğinin azaltılması esasına dayanır. Makale'nin