HABERLER

MAKALE Gıda alerjisi, bir gıda bileşeninin (genellikle yapısal olarak tamamen parçalanmamış bir protein) emilimi ve bunun sonucunda bir bağışıklık tepkisi gösterilmesiyle meydana gelmektedir. Bilindiği üzere, proteinlerin sindirimi sonucunda aminoasitler oluşmaktadır. Proteinlerin tamamen sindirilmediği durumlarda ise, immün sistem yarı sindirilmiş proteinleri (ara peptit formları) yabancı bir bileşen olarak tanımlamakta, kan dolaşımındaki mast hücrelerine ve bazofillere bağlanan Immünoglobülin E (IgE) antikorunu üretmektedir. Bu yabancı bileşen bir antikorla etkileşime girdiğinde reseptör hücreler histamin veya başka kimyasal maddelerin salınımını sağlayarak vücutta çeşitli alerjik reaksiyonların görülmesine sebep olmaktadır. Şekil 1’de alerji reaksiyon oluşumunun şematik gösterimi verilmiştir. Makale'nin
MAKALE Fındık alerjisi nedir?

Fındık deyince kabuklu fındık, kaju fıstığı, antep fıstığı, ceviz, pekan cevizi, badem, brezilya fındığı ve macadamia fındıklarını kastediyoruz. Yer fıstığı biyolojik açıdan bir fındık türü değildir ama bir baklagil türüdür. Bu nedenle yer fıstığına karşı alerjisi olan kişilerde kan testleri baklagillerin de alerjen madde olduğunu gösterir, ve bu kişiler bazen yeşil bezelye, soya, fasulye, acı bakla unu ve mercimek gibi diğer baklagillere karşı da alerjik reaksiyonlar gösterirler. Yine hindistan cevizi, muskat ve su kestanesi tamamen farklı ailelere mensupturlar ve fındık/yer fıstığı ile çapraz reaksiyona girmezler. Hindistan cevizine karşı alerji olmak mümkün olsada bu çok nadir görülen bir durumdur.

Gıdalara karşı alerjik reaksiyonlar vücudun besinlerdeki bazı proteinlere karşı reaksiyon göstermesinden kaynaklanmaktadır. Makale'nin

Besin Alerjisi Nedir?

2 ay önce 363 Okunma
MAKALE Besin alerjileri daha çok çocukluk döneminin sorunlarından birisidir. Anne sütü alan bebeklerde genellikle ek gıdalara başladıktan sonraki dönem ciltte ürtiker, kızarıklık, ya da egzema şeklinde ortaya çıkabilir.  
Günümüzde besin alerjileri anafilaktik reaksiyonların en önemli nedenlerindendir. Bu nedenle halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmektedir. Besin alerjilerinde korunma önlemlerinin çok yönlü yapılması gerektiğinden bu hastalar devamlı risk altındadır.

Besin alerjilerini çoğu aşağıdaki besinlere karşı gelişmektedir. Ancak tüketilen her besine karşı alerjik reaksiyonların gelişebileceği unutulmamalıdır. Makale'nin
MAKALE Buğday otuza yakın farklı protein türleri içerir, glutenin ve gliadin adlı proteinler suyla birleştiğinde esnek, sakıza benzer ağsı bir madde oluşturur. Buğday unu su ile yoğurulduğunda glutenin ve gliadin suyun tutulmasını sağlar ve birbirlerine bağlanırlar. Gluten unlu mamullerin temel yapısını oluşturur ancak en etkili olduğu yer buğday unudur. Çavdar, arpa ve yulaf gibi tahıllarda etkisi daha düşüktür  
Gluten bazı kişilerde ciddi sağlık problemlerine yol açar ve erken teşhis ile pek çok sağlık probleminin önüne geçilebilir. Glutenin yol açtığı hastalıklar çocuk yaşlarda fark edilmediğinde büyüme geriliğine sebep olabilir. Makale'nin
MAKALE
Etiyoloji

Listerialar Gram pozitif, hareketli, sporsuz, kapsülsüz, küçük, düz veya hafif bükülmüş çomakçık veya kokoid tarzında mikroorganizmalardır. Kültürlerde tek tek, çift, V, Y şeklinde veya kısa zincirler halinde görülürler. Genç kültürlerde çomak şekilli mikroorganizmaların yanısıra, korinebakterilere çok benzeyen kokoid formlara da sıkça rastlanır. Kanlı agarda L. monocytogenes suşları dar bir beta-hemoliz alanı meydana getirirler. Serumlu glukozlu veya kanlı glukozlu tryptose agar gibi katı besi yerlerinde 24-48 saat içinde 0.5-1.0 mm çapında parlak, şeffaf, yuvarlak, S-tipli koloniler meydana getirir. Eski kültürlerde ise R-formu koloniler oluşturur. L. monocytogenes kültürlerde trypsine duyarlı, diyalize olmayan, termolabil ve antijenik karakterde hemolizin sentezler. L. Makale'nin
MAKALE Aşağıdaki Resmi Gazete değişikliğinde de göreceğiniz gibi, 5996 sayılı Kanunun 40. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi şu şekilde değiştirilmiştir :" Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak gıdalar, masrafları sorumlusuna ait olmak üzere piyasadan toplatılır ve mülkiyeti kamuya geçirilerek imha edilir... "
 Burada da göreceğiniz gibi  Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak gıdalar kapsamına neler girmektedir ve önlem olarak neler alınabilir gelin hep beraber inceleyelim.
 Aşağıda Tehlike olarak belirtilenler, insan sağlığını doğrudan ve dolaylı bir şekilde etkileyen faktörlerdir. Çözüm ise bu olumsuz faktörleri ortadan kaldıracak hayati öneme sahip uygulamaları içermektedir. Makale'nin
MAKALE  Kullanılan Kimyasallar

Ayarlı 0.1 N Gümüş Nitrat (AgNO3) Çözeltisi
% 5 lik K2CrO4

Deneyin Yapılışı

Analizi yapılacak katı numune, 100-110 °C da bir saat kadar kurutulur ve 0.20-0.25 g arasında 0.1 mg duyarlıkla (Ws) tartılır. Dikkatle erlene aktarılır ve yaklaşık 50 ml damıtık suda çözülür. % 5 lik K2CrO4 çözeltisinden 1.0 ml eklenir. Çözelti ayarlı 0.1 N AgNO3 çözeltisi ile Ag2CrO4 ın kırmızı rengi kalıcı olana kadar titre edilir. Dönüm noktasına yaklaşılırken titrant çok yavaş eklenmelidir. Öncelikle çözeltide oluşan kırmızı renk gidene kadar çözelti çalkalanmalı daha sonra titrant damla damla eklenmelidir. Harcanan titrant hacmi (VAg) not edilir.

Verilen numune çözelti halinde ise, % 5 lik K2CrO4 çözeltisinden 1.0 ml eklenir ve doğrudan AgNO3 ile yukarıda anlatıldığı şekilde titre edilir. Makale'nin
MAKALE 1. Serbest Su

Gıda içerisinde solvent ya da çözücü olarak bulunan sudur. Fiziksel olarak doku içerisine hapsedilmiştir. Gıdalarda en çok bulunan ve kolay ayrışabilen su formudur. Gıdalardaki biyolojik ve kimyasal değişikliklerden kaynaklanan bozulmaların sebebi gıdaların yüksek miktarda serbest su içermesidir. Ayrıca gıdalarda fiziksel değişmelere de neden olmaktadır.

Gıdaların içerdiği su birçok bileşen için çözücü görevi görür. Bu nedenle su miktarının düşürülmesi için pek çok gıda muhafaza yöntemi geliştirilmiştir. Gıdaların muhafaza sürelerinin artırılmasında kullanılan yöntemler (kurutma, konsantre etme, dondurma, tuz – şeker ilavesi gibi) serbest su içeriğinin azaltılması esasına dayanır. Makale'nin

Hazır Gıdalarda Tuz Tayini

10 ay önce 1032 Okunma
MAKALE Enzimatik esmerleşme, meyvelerde (kayısılar, armutlar, muzlar, üzümler), sebzelerde (patatesler, mantarlar, kıvırcık salata) ve ayrıca deniz ürünlerinde (karidesler, dikenli ıstakozlar ve yengeçler) görülebilir. Enzimatik esmerleşme, özellikle hasat sonrası taze meyvelerin depolanmasında, meyve sularında ve bazı kabuklu deniz hayvanlarında kaliteye zarar verir. Diğer bir yandan enzimatik esmerleşme, çayın, kahvenin ve çikolatanın kokusu ve tadı için zorunludur.

Sıcaklığın Etkisi:

Bütün enzimler sıcağa karşı çok duyarlıdır. Enzimler genellikle (70-80°C) 75°C’nin üzerinde sıcaklıklarda kısa sürede inaktif hale gelirler. Enzimlerin inaktif olduğu sıcaklık derecesi her enzim için farklıdır.  Inaktivasyon sıcaklığı üzerine gıdanın pH derecesi de oldukça etkilidir. Makale'nin
MAKALE Gıda üretim tesisleri, gıda işleme tesisleri, laboratuvarlar, gıda ambalajı, gıda lojistik ve depolama tesisleri, restoran ve ağırlama sektörlerindeki mutfakların da dahil olduğu Gıda Sektörü günümüzde birçok sorun ile karşı karşıya kalmaktadır:  

- Ürünlerin daha üzün süre taze olarak kalması
- Daha uzun raf ömrü
- Gıda sanayinde Salmonella,E. coli, Campylobacter, Listeria vb. mikrobik tehditler.
- Geliştirilmiş ürün kalitesi ve düşük müşteri şikayetleri
- Geliştirilmiş üretim ve lojistik verimliliği
- HACCP uyum (Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları)
- Daha az fire
- Karbon azaltma programları

Gıdaların, üretim, ambalajlama, bekleme, işleme, taşıma esnasında kirli yüzeylerle ve kirli hava ile temas etmesi raf ömürlerinin kısalmasına neden olan önemli etkenlerden biridir. Makale'nin
MAKALE
  Araştırmacılar, öksürük veya hapşırık sonucu oluşan mikroskobik damlacıkları kopayalayan bir aerosol hazırladı. Testler, virüsün aerosol içinde en az üç saat daha yaşadığını veya insanlara bulaşabildiğini gösterdi.

Plastik veya paslanmaz çelikte de üç gün sonra dahi canlı virüslere rastlandı. Karton yüzeyde 24 saat sonra canlı virüse rastlanmadı. Virüsün bakır üstünde etkinliğini yitirmesi ise dört saat sürdü.  
Yarılama süresine ilişkin olarak aerosol damlacığındaki virüsün parçacıklarının yarısının etkisini yaklaşık 66 dakikada kaybettiği saptandı. Bu, bir 66 dakika daha sonra virüs parçacıklarının dörtte üçünün etkinliğini yitirdiği, ancak yüzde 25’inin canlılığını koruduğu anlamına geliyor. Makale'nin
MAKALE Yapılan yeni bir araştırmaya göre Kovid-19 riski en yüksek mekanlar belirlendi. Bu mekanlar arasında estoranlar, spor salonları, oteller, kafeler ve dini kurumlar yer aldı.   Yeni bir çalışma, ABD’nin büyük şehirlerindeki çoğu Kovid-19 vakasının sadece birkaç yere yapılan ziyaretlerden kaynaklandığını öne sürüyor.

Buna göre restoranlar, spor salonları ve diğer kalabalık kapalı mekanlar ABD koronovirüs salgınının ilk aylarında enfeksiyonların yüzde 80'inden sorumlu.  
Salı günü saygın bilim dergisi Nature’da yayımlanan araştırmada bu mekanların doluluğunu azaltmanın, hastalığın yayılmasını önemli ölçüde yavaşlatabileceği belirtildi.

Çalışmanın yazarlarından ve Stanford Üniversitesi'nden Doç. Dr. Makale'nin