HABERLER

Ultraviyole Işınlar

bir yıl önce 1501 Okunma
MAKALE Ultraviyole ışınların en büyük kaynağı güneştir. Güneşten yayılan enerjinin yaklaşık % 9'u ultraviyole radyasyonudur. Bunun da ancak % 14'ü 3000 A°'dan küçük dalga boylu bölgeye aittir. Güneşten gelen mor ötesi ışınların yarıdan fazlası atmosferde tutulur. Atmosferde tutulan (absorbe olan) radyasyonun ekserisi küçük dalga boylu radyasyonlardır. Öyle ki, 3000 A° olan küçük dalga boylu ışınlar, yeryüzüne hemen hemen hiç gelmez.  
Ultaviyole ışınlar görünen ışınlar gibi optik kurallarına uyarlar. Kuvars, florit ve damıtık sudan rahatlıkla geçtikleri halde, görünen ışınlar için geçirgen olan birçok madde tarafından tutulurlar. Mesela alelade pencere camı 3000 A°dan kısa dalga boylu ışınları geçirmez. Makale'nin

Sussex Tavuk Özellikleri

bir yıl önce 3544 Okunma
MAKALE Sussex tavuk özellikleri kapsamında ilk olarak değinilmesi gereken nokta; ırkın, hastalıklar karşısında gösterdiği direnç ve kış aylarında dahi büyük ölçüde düşüş göstermeyen yumurta verimidir. Yapısal özelliklerinin yanında; renkli yapısı ve fiziksel özellikleri göz önünde bulundurulduğunda süs tavuğu olarak da yetiştirilmesi muhtemel olan bu cins, uygun kümes koşullarında bakıldığı takdirde yılda 1 ya da 2 kez kuluçkaya yatarak yavrulayabilir.

Diğer tavuk ırkları ile kıyaslandığında Sussex tavuk ırkının civciv ve yarkalık süreleri oldukça kısadır. 11 aylıkken yumurta yapmaya başlayan bu ırkın, erken yumurtaya başlaması ve genellikle 4 yaşına kadar yumurta veriminde büyük bir düşüş görülmemesi, Sussex tavuklarının en çok beslenen tavuk ırklarından biri olmasını sağlayacak özellikleri arasındadır. Makale'nin
MAKALE Newcastle Hastalığı

Yalancı Tavuk Vebası olarak da bilinen Newcastle Hastalığı üreticilerin karşılaşmak istemediği hastalıklar içerisinde ilk sırada yer almaktadır. Oldukça hızlı bir şekilde bulaşabilen bu hastalık kısa sürede kümes içerisinde bulunan kanatlı hayvanların tamamını öldürebilmektedir. Genellikle solunum ve sindirim şeklinde yayılan Newcastle hastalığı pislikler nedeni ile ortaya çıkar. Bu hastalığın meydana geldiği kümesler genelde bakımsız ve pislikten geçilmediği görülmektedir.

Marek Hastalığı

Bir diğer öldürücü hastalığın ise Marek olduğunu söyleyebiliriz. Bu hastalık daha çok kanatlıların iç organlarında tümörler oluşturarak kısa süre içerisinde öldürmesi ile bilinmektedir. Hava, yem, ekipman gibi araçlar üzerinden bulaşabilir ve diğer hayvanlara taşıyabilir. Makale'nin
MAKALE Tavuklarda oluşan hırıltılı solunum CRD hastalığının temelidir. Bu hastalık tavuklarınızda hapşırma hırıltı, göz ve burunda akıntı gözlerde şişlik ve durgunluk olarak kendisini gösterir. Tavuklarda görülen bu CRD hastalığı bir solunum sistemi hastalığıdır ve bulaşıcı bir hastalıktır.  Bir kümes içerisinde bir tavukta görülmesi durumunda mutlaka diğer tavuklardan uzaklaştırılması ve bulaşan olup olmadığına bakılması gerekir. Kümes hayvanlarında görülen bu hastalık dikkat edilmez ve tedavisi yapılmaz ise kümes hayvanlarınız olan tavukların ölmesine neden olabilmektedir. CRD hastalığının ülkemizdeki açılımı kronik solunum yolları hastalıkları anlamına gelmektedir. Bu açılım aslında tüm solunum yolları hastalıklarını kapsayan genel bir addır. Kanatlı hayvanlarda özellikle de tavuklarda görülen bu hastalığın en yaygın görülenleri; Corvza, Ornithosis ve Mycoplasmosistir. Makale'nin
MAKALE Laboratuvar ortamında yapılan araştırmalar, suni olarak aerosolleştirilmiş (serpintiye dönüştürülmüş) koronavirüsün havada en az üç saat canlı bir halde asılı kalabildiğini ortaya koydu.

Bununla birlikte farklı yerlerde görülen bazı süper bulaştırıcı vakalar da havadan bulaşma kuşkularını güçlendiriyor.

ABD'nin kuzeybatısındaki Washington eyaletinde bulunan Mount Vernon'da tek bir kişinin koro provasında en az 45 kişiye virüsü bulaştırdığı görüldü.

  Virüsün bulaştığı bazı kişilerin, prova boyunca virüsü bulaştıran kişiye 2 metreden fazla yaklaşmadığı tespit edildi.

Benzer bir olay da Çin'in Guangju kentinde yaşandı. 24 Ocak akşamı bir restoranda yemek yiyen ve koronavirüs taşıyan bir kişi, aynı mekandaki dokuz kişiye daha virüs bulaştırdı. Makale'nin

Tavuk Bitinden Korunma Yolları

bir yıl önce 1207 Okunma
MAKALE
 
İzleme – Tavukların ve kümesin sık sık izlenmesi, erken teşhis hayat kurtarıcıdır.
Karantina – Kümese yeni dahil edeceğiniz tavukları en az 15 gün karantina altında alarak incelenmelisiniz.
Sürünün tamamını tedavi edin – Sürü içerisinde sadece bir tavukta bit görseniz dahi tüm tavuklara tedavi uygulayın. Sürünüzün tamamını tedavi etmek bitlerin çoğalmasını önleyecektir.
Toz banyosu – Tavukların diyatomlu toprak serpilmiş kumlanma alanlarının var oluşu kendilerini tedavi etmelerini sağlayacaktır. Tavuklar zeki ve bakımlı hayvanlardır. Daha sorunlar başlamadan çok önce tedbir almaya başlarlar.


Ne yazık ki çoğu küçük hobi kümesinin tavuk biti tarafından istilaya uğraması kaçınılmazdır. Korunma yolları ve düzenli kontroller bu istilaya maruz kalmamanın en iyi yoludur. Makale'nin

Tavuk Tifosu ( Fowl typhoid )

bir yıl önce 1447 Okunma
MAKALE Gram (-) bir bakteri olan Salmonella gallinarum’un neden olduğu, genellikle tavuk ve hindilerde rastlanan, akut ve kronik seyreden, özellikle damızlık ve yumurtacı sürülerde yumurta verim düşüklüğü ile karakterize olan, bakteriyel bir hastalıktır. Hastalığa en çok tavuklar duyarlıdır. Kahverengi yumurtacılar, beyaz yumurtacılara oranla hastalığa daha duyarlıdır. Genellikle 12 haftalık ve daha yaşlı ergin tavuklarda rastlanır. Hastalığın ortaya çıkması 2-3 gündür. Ölüm oranı %10-40 arasındadır.

BULAŞMA:

Horizontal yolla (Etkenle bulaşık dışkı, yem ve su ) bulaşma görüldüğü gibi Vertikal yolla da ( Yumurtalık veya yumurta kanalındaki enfeksiyonlar sırasında yumurta yolu ile damızlıklardan civcive geçerek ) bulaşma şekillenmektedir. Kuluçka makinelerinde etkenle bulaşık kirli yumurtalar embriyo ölümlerine neden olmaktadır. Makale'nin
MAKALE Nişasta Miktarı:

Besinlerde genel olarak fazla miktarda bulunan karbonhidrat nişasta olup, bu besinlerin glisemik indekslerini etkileyen başlıca faktördür. Nişastanın türü ve amiloz/amilopektin oranı da yenilen besinin glisemik indeksini etkiler. Amiloz oranının amilopektinden fazla olması düşük glisemik indeksi sağlar. Örneğin; amiloz içeriği yüksek olan baklagillerin glisemik indeksi düşük, amilopektin içeriği yüksek olan buğday ununun ise glisemik indeksi yüksektir. Pirinçlerde bu indeks pirincin türüne göre değişir. Sindirilemeyen dirençli nişasta, emilmeyip doğrudan kalın bağırsağa geçer ve kan şekerini pek yükseltmez. Bu sebeple, dirençli nişasta içeriği yüksek besinlerin glisemik indeksi düşüktür diyebiliriz. Makale'nin

Kanatlılarda Pullorum Hastalığı

bir yıl önce 1055 Okunma
MAKALE Pullorum hastalığı spesifik etkeni Salmonella pullorum ‘dur. Gram negatif, sporsuz, hareketsiz ve kapsülsüz olan bu mikroorganizma genellikle çomakcıklar, bazen de uzun flamentler halinde görülür.

Etken, katı besi yerlerinde 24-48 saat içinde gözle görülebilecek büyüklükte parlak, yuvarlak, bombeli, kenarları düzgün gri renkte ve S formunda koloniler meydana getirir. Sıvı besi yerlerinde zayıf, homojen, dipte tortu ve üstte pelikül oluşturmadan bir üremeye rastlanır.

Mikroorganizma kemoterapötik ve dezenfektanlara karşı değişik derecelerde duyarlıdır. Etkenin kontamine materyallerde ve dış ortamda 14 ay, kümes koşullarında 3-3.5 ay, yemlerde 2 ay canlı kalabildiği bildirilmiştir.

Mortalite, 7-10 günde % 100 ‘e kadar çıkar. Makale'nin

Tavuklarda Gut Hastalığı

bir yıl önce 2023 Okunma
MAKALE Tavukları etkileyen metabolik bir hastalıktır, her yaşta görülebilmekle beraber daha çok yarka dönemi sonunda ya da yumurtaya girme aşamasında gözlemlenir. Gut hastalığı genelde yavaş ilerleyen bir seyir gösterir ve sürüde ortaya çıkana kadar anlaşılması oldukça zordur.  
Gut Hastalığının Sebepleri:

* Düşük düzeyde yararlanılabilir fosfor,

* Yüksek vitamin D3 seviyesi,

* Yüksek kalsiyum içeren yemler(özellikle büyüme döneminde),

* Uzun süreli Vitamin A eksikliği,

* Sodyum düzeyinin suda % 0.4 ve yemde 0.8 % seviyesini aşması,

* Yemdeki protein seviyesinin % 30'dan fazla olması,

* Yetersiz su alımı(özellikle yaz aylarında) ve

* Genç hayvanlara iri taneli kalsiyum kaynakları verilmesi. Makale'nin
MAKALE Akrilamid, ilk kez 1893 yılında Almanya’da Christian Moureau tarafından kimyasal bir bileşik olarak bulunmuştur. Ticari olarak 1952-1954 yılları arasında kimyasal amaçlı olarak Almanya’da kullanılmış, gıda ve sulardaki önemi ise 2002 yılında İsveç Ulusal Gıda Dairesi (NFA) ve Stokholm Üniversitesi’nden bilim adamlarınca açıklanmıştır.  İsveçli bilim adamlarının açıklamasının ardından yapılan çalışmalarda, kızartılmış, fırınlanmış ve kavrulmuş gıda maddelerinin hemen tamamında birkaç ppb seviyesinden birkaç ppm seviyesine kadar değişen miktarlarda akrilamid tespit edilmiştir. Bu durum, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği başta olmak üzere tüm dünyada büyük ilgiyle karşılanmış ve konu ‘ciddi problem’ olarak ele alınmıştır. Makale'nin
MAKALE Farklı küfler tarafından farklı mikotoksinler üretilmektedir. Bunlar için de en yaygın ve tehlikeli olanlardan birisi de aflotoksinlerdir. Aflotoksinler; küflerin uygun sıcaklık, nem ve besi ortamında gelişmesiyle oluşmaktadır. Sert kabuklu yağlı-kuru meyveler (fındık, yer fıstığı, antep fıstığı,v.b.), bazı kuru meyveler (kuru incir, kuru üzüm,v.b.) , yağlı tohumlar (pamuk tohumu), özellikle mısır, susam başta olmak üzere tahıllar ve baharatlar (kırmızı biber, karabiber, hindistan cevizi v.b.) aflatoksin yönünden riskli ürünlerdendir. Bazı hayvansal ürünlerde (et, süt, peynir v.b.) aflatoksin içerebilmektedir. Ayrıca un ve unlu mamuller, kahve çekirdeği, hurma, badem gibi ürünlerde de aflatoksin oluşabilmektedir.    Alınabilecek Önlemler

1. Küflerle bulaşık olmayan, küf gelişmesine dayanıklı tohumluk, damızlık kullanılarak işe başlanmalıdır. Makale'nin