HABERLER

MAKALE Campylobacter jejuni, C. coli, C. lari ve C. upsaliensis termofilik Campylobacter’ler olarak adlandırılırlar. C. jejuni 0,2-0,9 μm genişliğinde, 0,5- 5,0 μm uzunluğunda spiral formda ya da martı kanadı şeklinde, Gram negatif özellikte, spor oluşturmayan bir bakteridir. Campylobacter türleri; obligat mikroaerofilik bakteriler olup, optimum üreme sıcaklığı 42-43°C arasındadır; 30°C’nin altında üreyemez. Etken, düşük aw değerlerine ve kurumaya karşı oldukça duyarlı olup, 0,97’nin altındaki aw değerlerinde canlılığını sürdüremez.

C. jejuni sitotoksin ve enterotoksin üretme özelliğine sahiptir. Yapısal ve fonksiyonel olarak kolera toksinine benzemesi ve kolera antitoksini ile inaktive olması nedeniyle, bir enterotoksin olan C. jejuni toksini (CJT), cholera-like toksin (CLT) olarak tanımlanmıştır. Makale'nin

Gıdalarda Küf ve Maya Analizleri

16 yıl önce 71370 Okunma
YÖNTEM Doğada yaygın olarak bulnan funguslar, hücre büyüklükleri, yapıları ve metabolik özellkileri yönünden bakterilere göre farklılıklar gösterirler. 
Küfler çok hücreli miselyumlu funguslar olarak tanımlanırlarken, mayalar tek hücreli ve miselyum oluşturmayan yapılardır. Küfler zincir şeklinde bir araya gelerek hifleri oluştururlar. Hiflerin dallanarak oluşturdukları topğluluğa ise miselyum adı verilir.
Bazı maya ve küf türleri gıda sanayiinde faydalı mikroorganizmalar olarak kullanılırlarken, pek çok tür ise fermentasyon ve gıda sanayinde istenmeyen kontaminantlardır ve bu türler genellikle saprofit özellikte olup gıdanın bozulmasına ve üretimin istenilen şekilde sonuçlanmamasına sebep olabilirler. Makale'nin

Deli Bal Zehirlenmesi

16 yıl önce 37653 Okunma
MAKALE Rhododendron türü bitkilerin çiçeklerinden beslenen arılar tarafından oluşturulan balın yenmesiyle meydana gelen bal zehirlenmesine Rhododendron zehirlenmesi, deli bal zehirlenmesi veya grayanotoksin zehirlenmesi adı verilir. Bugüne kadar bildirilen vakaların çoğu Türkiye’den ve hemen tamamı da Karadeniz yöresinden bildirilmiştir. Dünyada ise en çok Nepal, Japonya, Birleşik Devletler, Kanada’nın batısı ve Brezilya’dan olgular bildirilmiştir. Toksin ihtiva eden türler arasında Türkiye’de özellikle Doğu Karadeniz’in dağlık kesiminde, en çok Rhododendron ponticum ve Rhododendron flavum türü bulunur. R. Ponticum mor renkli güzel çiçeklere sahiptir ve halk arasında orman gülü olarak bilinir. Zehirlenmeye, R. Ponticum’da bulunan grayanotoksin adlı birçok formu olan bir toksin neden olur. Makale'nin
YÖNTEM Et ve et ürünlerine kokuşmanın tespiti analizi gıda sektöründe en sık kullanılan analizlerdendir. Çeşitli yöntemler kullanılarak yapılabilen bu analiz sonucunda et ve et ürünlerinin kokuşup kokuşmadığı ve kokuşma varsa, bunun derecesi belirlenebilir.

1. Yöntem: Nessler çözeltisi ile amonyak aranması   Araç-Gereç:   · Petri kutusu   · Genel laboratuar araç-gereçleri   Ayıraç ve Çözeltiler:   · Nessler çözeltisi: 16 gr potasyum iyodür, 24 gr civa iyodür, 75 gr potasyum hidroksit 560gr suda çözülür.   İşlem:   Muayenesi yapılacak numuneden bir kesit alınarak bir petri kutusuna konur. Üzerine Nessler çözeltisi dökülür. Kokuşma varsa, portakal renginden koyu portakal rengi-kahverengine kadar değişen bir renk oluşur. Makale'nin

Besiyerlerinin Özellikleri

16 yıl önce 120878 Okunma
MAKALE Besiyerleri; mikroorganizmaları bulundukları ortam dışında ve laboratuvarlarda üretmek için formüle edilmiş, mikroorganizmaların gereksinimini olan besin ögelerini içeren, pH’ı uygun, besleyici, katı veya sıvı, yapay ortamlardır.   Besi yerlerine; ortam= vasat= kültür ortamı= kültür vasatı= kültür besi yeri gibi isimler de verilmektedir. Besi yerinin İngilizce karşılığı ‘medium’ dur. Besi yerleri çok farklı amaçlarla kullanılabilir. Bunlar mikroorganizmaların; üretilmesi, geliştirilmesi ve canlılıklarının korunması, duyarlılık ve sterilite testleri, saf kültürlerinin elde edilmesi(izolasyonu), tanımlanmaları (identifikasyon), sayımları, yapılarının ve biyokimyasal özelliklerinin incelenmesi, biyolojik ve metabolik ürünlerinin elde edilmesi, gıda su ve çevre kontrolleri, antibiyotik ve vitamin analizleri olabilir. Makale'nin

Besiyerlerinin Hazırlanması

16 yıl önce 84295 Okunma
YÖNTEM Besi Yeri Hazırlık Aşamaları:

Bir gıda maddesinin mikrobiyolojik analizinde sonuçların geçerliliği;   • Analizlere uygun besi ortamının seçilmesine,
• Besi yerinin doğru olarak hazırlanışına,
• Doğru kullanımına bağlıdır.

Ortam bileşimine giren maddeler ve çözeltiler usulüne uygun olarak hazırlanmalı ve saklanmalıdır.

Besiyerleri çok farklı şekillerde hazırlanabilir ve kullanılabilir. Tartılan besi yeri bileşenleri veya dehidre hazır besiyerlerinin hazırlanmasında sırasıyla;

• Tartım
• Kaba aktarma
• Çözündürme
• Berraklaştırma şeklinde yol izlenmelidir.

Tartım

Formüle ve istenen hacme göre hesaplanan hazır besi yeri veya besi yeri bileşenleri hassas terazide tartılır. Makale'nin
YÖNTEM Sporsuz ve hareketsiz kok formundaki bu bakteri Gram pozitif ve katalaz pozitif özelliktedir. Fakültatif anaerob gelişim gösterir ve mezofil karakterlidir. S. aureus suşları optimum 30-37°C'lerde gelişirler. Gelişme sınırları 6-46°C arasındadır. Toksin oluşturmaları icin gerekli minimum ve maksimum sıcaklık dereceleri biraz daha yüksek olup 10-48°C dir. Optimum olarak 7.0-7.5 pH' yı yeğleyen S. aureus 4.0-9.3 pH sınırları arasında da gelişmesini sürdürür. Gıdalarda toksin oluşturabilmek için minimum pH istekleri, vejetatif gelişme isteklerinin biraz üzerindedir (pH 4.9-5.1). Benzer durum su aktivitesi (As) değerlerinde de görülür. Minimum su aktivitesi değeri; aerob gelisme için As= 0.83-0.86, anaerob gelisme için As= 0.90 olarak belirlenmiştir. Toksin oluşturabilmek için ise daha yüksek su aktivitesi değerleri talep ederler. Makale'nin
MAKALE Besin kaynaklı rahatsızlıklar enfeksiyon ve intoksikasyon olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Gıdalar uzerinde uygun koşullar yakaladıklarında çoğalan bakterilerin yol açtığı hastalıklara gıda enfeksiyonları; bu bakterilerden bazılarının, bulundukları gıda maddesinde toksin üretmeleri ve ürettikleri toksinlerin gıda yolu ile vücuda girmesi sonucu oluşan hastalıklara da gıda intoksikasyonu adı verilir. Gıda intoksikasyonuna yol açan bakterilerden biri de S. aureus’tur (Staphyloenterotoxicosis; Staphyloenterotoxemia).
Staphylococcus aureus insanlarda birçok enfeksiyona neden olan bir bakteridir. Ortam şartlarına dayanıklı olduklarından doğada çok yaygındırlar. İnsanlarda enfeksiyon yapan patojen stafilokokların kaynağı yine insanlardır. Doğal olarak en fazla burun ve boğaz boşluğunda, insan ve hayvan dışkılarında, ciltte apseli yaralarda ve sivilcelerde yoğun olarak bulunurlar. Makale'nin

Gıdalarda E.coli O157:H7 Analizi

16 yıl önce 26497 Okunma
YÖNTEM E.coli O157:H7 bakterisinin belirlenmesi için kullanılan analizler klasik ve hızlı yöntemler olarak iki grupta toplanabilir. Klasik yöntemler selektif zenginleştirme ve katı besiyerine ekim aşamalarından oluşur ve var/yok testleri şeklindedir. Türk Gıda Kodeksi verilerine göre gıdalarda E.coli O157:H7 bakterisinin varlığı 25g örnekte araştırılır.   Aseptik şartlarda alınan ve soğuk zincir korunarak laboratuvara getirilen örnekler homojen hale getirilere, 25g’lık kısmı alınır ve 225 ml selektif sıvı bir besiyerinde 37°C’de 24 saat süreyle zenginleştirme işlemine tabii tutulur. İnkübasyon sonunda selektif ve ayırt edici bir katı besiyerine çift paralelli, sürme ve çizme yöntemleri ile ekim yapılarak, bu besiyerleri de 37°C’de 24 saat inkübasyona bırakılır. Makale'nin
MAKALE Escherichia coli hayvanların ve insanların bağırsak sistemlerinin normal florasında bulunan zararsız bir bakteridir. Ancak insanlarda hastalıklara neden olan patojen türleri de bulunmaktadır. Bu patojen türler virülans özellikleri, patojenite mekanizmaları, klinik sendromlar ve O:H serotiplerine göre sınıflandırıldığında başlıca; enteropatojenik (EPEC), enterotoksijenik (ETEC), enteroinvasiv (EIEC), enterohemorajik (EHEC), difuz- adhering (DAEC) ve entero- agregativ (EaggEC) olmak üzere altı grupta toplanmaktadır. E. coli O157: H7 gram negatif basil, fakültatif anaerob, 37°C’de pH 7,2’de optimum üreyen , hareketli, % 6,5 NaCl içeren ortamda gelişebilen, donma sıcaklığına dirençli, ışınlamaya ve ısısal uygulamalara dirençsiz bir bakteridir. Makale'nin
YÖNTEM 1. Jelatin Eritme Deneyi:   Taze kültür, nutrient jelatin besiyeri bulunan tüplere inoküle edilir. 25 0C’ de 72 saat inkübasyona bırakılır. Buzdolabında soğutulan tüplerde jelatinin donup donmadığı kontrol edilir. Negatif tüplerde 1 hafta süreyle inkübasyona devam edilir. Ps. aeruginosa genellikle kısa sürede jelatinaz özelliği gösterir.

2. Camp Testi:   Camp testi özellikle kanlı agarda paralel çizimle ekim yapıldığında, türleri tanımlamada kullanılan yararlı bir testtir. Testin uygulanmasında, koyun kanlı agarda karşıt taraflara paralel olarak çizilen beta hemolitik S. aureus ve Rhodococcus equi kültürü kullanılır. Kültür, kanlı agara paralel halde uygulanan, S. aureus ve R. equi çizimlerine dik olarak çizilen paraleller şeklinde uygulanır. 35 0C’ de 24 – 48 saat inkübasyon sonrası hemoliz kontrol edilir. Makale'nin

Gıdalarda Pestisit Kalıntıları

16 yıl önce 35687 Okunma
MAKALE Bitki ve hayvanlara zarar veren canlı organizmalara karşı kullanılan kimyasal ilaçların tümüne pestisit adı verilmektedir. Pestisitler, tükettiğimiz gıdaların temelini oluşturan çeşitli kültür bitkilerinde zararlı, onların verim ve kalitelerini düşüren yabancı ot, hastalık ve zararlıları öldüren gerek doğal gerekse sentetik olarak üretilen kimyasallardır. Pestisit deyimi, insektisit (böcek öldürücü), herbisit (yabani ot öldürücü), fungusit (küf öldürücü), rodentisit (kemirgen öldürücü) vb. şeklinde sınıflandırılan kimyasal maddelerin tümünü kapsamaktadır.   Pestisitler, etkili maddelerinin kökenlerine göre de gruplara ayrılabilir:
1. İnorganik maddeler

2. Doğal organik maddeler

a) Bitkisel maddeler
b) Petrol yağları vb.

3. Makale'nin